Kahramanın Dönüşü/mü?

Kahramanlar sözlü kültür topluluklarında yüceltilen, adına kurbanlar sunulan, anıtlar dikilen figürler. Doğayla kavgasında çok yol alamamış cemaatlerde topluğun hayatta kalabilmesi için ölümün kıyısına uzanmışlar. Seferlerinden yaşamın devam etmesini sağlayacak hazinelerle dönen bu kutlu kişiler kendi kavimlerince ölümsüzlükle taçlandırılmışlar.

Kahraman kültü modern okur yazar topluluklara da sirayet ediyor. Hatta modern’in erkek, aydınlık, akılcı, güçlü yanlarını odaklayarak sürdürüyor yaşantısını. Bir’lik sağlama, doğadan çok öteki insan topluluklarına had bildirme yetisiyle donanmış kahramanların çağına geçiyoruz. Kavmin benliği onda bütünleşiyor.

Öncesinde olduğu gibi bu dönemde de kadın kahraman kıtlığı ile karşı karşıyayız. Kadınlar bu hikayelerde genellikle yan rol alıyorlar en fazla, tabii kahramanımıza yakışacak bir gelin adayı olmaları şartıyla. Onlar gibi çocuklar da, erişecek bir menzilleri olsa da, oraya tek başlarına varamayacak derecede akıldan ve güçten yoksun kabul edilirler. Kadının da erkeğin de elinden bir erkek tutmalıdır. Belki de bu yüzden çocukların kahramanı istisnasız babalardır.

İçinde yaşadığımız postmodern dönemde ise dengeler değişmeye başlıyor. Artık hikayelerin kahramanlığı için çocuklar ve kadınlar ve farklı cinsel tercihi olanlar öne çıkabiliyorlar. Zaman onların kahramanlığını çağırıyor. Tarihte göz ardı edilmiş temsilcilerine itibarları iade ediliyor. Ancak postmodern çağın hiyerarşisiz, çoğulcu hali kahramanın yeni tahayyülünü de belirsiz kılmaya devam ediyor. Bir yandan klasik erkek kahramanların, hatta devletlerin kahramanlarının çöküşünü ve yeniden doğuşunu izlerken, bir yandan bu devletlerin sırlarını ifşa eden uluslararası kahramanlara şahit olabiliyoruz. Kurban mı kahraman mı olduklarına karar veremeden gündemden düşüp, beklenmedik zamanlarda daha güçlü şekilde parlayabiliyorlar. Kahraman artık savaşkan bir zafer müjdecisi olmayı bırakıp müzakereciliğiyle ön plana çıkabiliyor. Ancak keskin nişancıların da, dünyanın en vahşi savaşçılarını yöneten Emir’lerin de, kahraman ilan edildiğini görebiliyoruz. Bir yandan Marvel numunelik kadın kahramanlarının hatlarını erkek gözüne göre kavislerken, toplumların özgürlük talebi için kadın çıplaklığını farklı bir kodla kullanan protesto grupları kahramanlığa soyunabiliyor. Eskiden kahramanı babalar olan evde veledşahi düzene geçildi bile. Peki bu karmaşada onların sırtına ne tür bir kahramanlık yükü bindirilecek/bindiriliyor? Ne tür bir kahramanlık sorumluluğu ile devam ediyorlar/edecekerler hayatlarına? Bedel ödeyecekler mi? Peşlerinden giden, onlara benliklerini emanet eden çıkıyor mu/çıkacak mı? Yoksa kahramanlıkları başkasına bir şey vadetmiyor mu? Kahraman geriye dönecek mi yoksa ondan geriye kalan sadece şöhret mi?

Herkes kendi benini yaşarken kahraman başka bir şeye dönüşecek mi?

– Akın Tek

 

İndirmek için tıklayın